Tercüme ve Çeviri üzerine çalakalem…
4 Eyl
Beauty queen of only eighteen
daha on sekizinde güzellik kraliçesi
She had some trouble with herself
kendisiyle ilgili biraz problemleri vardı
He was always there to help her
o kıza yardım etmek için hep ordaydı
She always belonged to someone else
o her zaman başka birilerine aitti
I drove for miles and miles
miller boyunca gittim
And wound up at your door
ve kapında sona vardım
I’ve had you so many times but somehow
birçok sefer sana sahiptim ama her nasılsa
I want more
daha fazla istiyorum
I don’t mind spending everyday
her günü harcamayı umursamıyorum
Out on your corner in the pouring rain
dışarda senin köşende sağnak yağmurun altında
Look for the girl with the broken smile
kırılmış gülümsemesi olan kızı ara
Ask her if she wants to stay a while
ona bir süre kalmak ister mi diye sor
And she will be loved
ve o sevilecek
She will be loved
o sevilecek
Top on my window knock on my door
penceremde örtü, kapımda tıklama
I want to make you feel beautiful
sana güzel olduğunu hissettirmek istiyorum
I know I tend to get so insecure
biliyorum güvensiz olmaya meyilliyim
It doesn’t matter anymore
artık önemli değil
It’s not always rainbows and butterflies
her zaman gökkuşağı ve kelebekler yok
It’s compromise that moves us along
bizi hareket ettiren fedekarlıktır
My heart is full and my door’s always open
kalbim doludur ve kapım hep açıktır
You can come anytime you want
istediğin zaman gelebilirsin
I know where you hide
nereye saklandığını biliyorum
Alone in your car
arabanda tek başınasın
Know all of the things that make you who you are
seni sen yapan her şeyi bil
I know that goodbye means nothing at all
elvedanın hiç bişey ifade etmediğini biliyorum
Comes back and begs me to catch her every time she falls
geri döner ve her düşüşünde onu yakalamam için bana yalvarır
3 Eyl
From the moment the lights went off
Işıklar gittikten sonraki dakikada
Everything had changed
Her şey değişmişti
Lie awake in an empty room
Yalan boş odada uyanıktı
In my head it all feels the same
Kafamda hepsi aynı hissediyordu
Like the taste of the day you left
Senin bitirdiğin günün tadı gibi
That still lingers on my breath
Nefesimde hala can çekişiyor
And the dampness of tears that left
Giden gözyaşlarının ıslaklığı
A stain where you had wept
Ağlamış olduğun yerin lekesi
All alone with the negligee
Sabahlığınla tamamen yalnız
That still hands off of my bed
Hala yatağımın üzerinde ellenmemiş duruyor
I keep meaning to give it away
Bağışlamanın kelime anlamını koruyorum
But I just leave it there instead
Ama onun yerine ayrıldım
No need to cry about it
Onun hakkında ağlamaya gerek yok
I cannot live without it
Onsuz yaşayamayabilirim
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
Why do you do this to me?
Bunu bana neden yapıyorsun?
You penetrate right through me
Bana doğru sızıyorsun
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
3 more days ’til I see your face
Yüzünü görene kadar geçen 3 gün daha
I’m afraid it’s far too much
Korkarım bu çok uzak
Cook a meal and fix up the place
Yemek pişiriyorum ve mekanı düzene sokuyorum
Dial your number, hang it up
Numaranı çeviriyorum, telefonu kapatıyorum
If I took you for granted
Eğer sana mühlet verdiysem
I apologize for acting tough
Sağlam rol yaptığım için özür dilerim
You’re my reason for living
Yaşamam için nedensin
And there’s no way I’m giving up, oh
Vazgeçmem için yol yok, oh
Don’t need to cry about it
Onun hakkında ağlamaya gerek duymam
I cannot live without it
Onsuz yaşayamayabilirim
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
Why do you do this to me?
Bunu bana neden yapıyorsun?
You penetrate right through me
Bana doğru sızıyorsun
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
Now every evening is a bitter fight
Şimdi her akşam acı bir kavga
And I’m eating home alone on a Friday night
Her cuma akşamı evde yalnız yiyorum
I know what your friends say
Senin arkadaşlarının neler söylediğini biliyorum
‘You’re just wasting your love and time I will never let you change your mind
Sen sadece aşkını ve zamanını boşa harcıyorsun düşünceni değiştirmene asla izin vermeyeceğim
No need to cry about it
Onun hakkında ağlamaya gerek yok
I cannot live without it
Onsuz yaşayamayabilirim
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
Why do you do this to me?
Bunu bana neden yapıyorsun?
You penetrate right through me
Bana doğru sızıyorsun
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
No need to cry about it
Onun hakkında ağlamaya gerek yok
I cannot live without it
Onsuz yaşayamayabilirim
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
Why do you do this to me?
Bunu bana neden yapıyorsun?
You penetrate right through me
Bana doğru sızıyorsun
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
Every time I wind up back at your door
Her zaman senin kapının arkasından harekete geçiyorum
3 Eyl
I fall asleep by the telephone
Telefonun başında uyuyakaldım
It’s two o’clock and I’m waiting up alone
Saat 2 ve ben hala ayakta yalnız başıma bekliyorum
Tell me, where have you been?
Söyle bana,neredesin?
I found a note with another name
Başka bi isimle bi not buldum
You blow a kiss but it just don’t feel the same
Öpücük yolluyorsun ama aynısını hissettirmiyor
Cause I can feel that you’re gone
Çünkü gittiğini hissediyorum
I can’t bite my toe forever, while you try to play it cool
Sen bana soğuk davranırken
Sonsuza kadar parmaklarımı yiyemem
You can hide behind your stories,
Masallarının arksanına saklanabilrisin
But don’t take me for a fool
Ama beni bir aptal sanma
You can tell me that there’s nobody else
Başka kimsenin olmağını söyleyebilirsin
(But I feel it)
(Ama bunu hissediyorum)
You can tell me that you’re home by yourself
Tek başına evde olduğunu söyleyebilirsin
(But I see it)
(Ama bunu görüyorum)
You can look into my eyes and pretend all you want,
Gözlerimin içine bakıp da istediğin gibi numara yapabilirsin
I know,Your love is just a lie
Biliyorum ki aşkın sadece bir yalan
It’s nothing but a lie
Bir yalandan başka birşey değil
You look so innocent
Çok mahsum görünüyorsun
But the guilt in your voice gives you away
Ama sesindeki suçluluk seni ele veriyor
Yeah, you know what I mean
Evet neyi kastettiğimi biliyorsun
How does it feel when you kiss when you know that I trust you
Sana güvendiğimi bilerek onu öptüğünde nası hissettiriyor?
And do you think about me when he f**ks you?
Ve o seni becerirken beni düşünüyor musun?
Could you be more obscene?
Daha açık our musun?
So don’t try to say you’re sorry
Bu yüzden bana üzgün olduğunu söylemeye çalışma
Or try to make it right
Ya da bunu düzeltmeye
And don’t waste your breath
Ve nefesini boşa harcama
Because it’s too late, it’s too late
Çünkü çok geç, çok geç
You can tell me that there�s nobody else
Başka kimsenin olmağını söyleyebilirsin
(But I feel it)
(Ama bunu hissdiyorum)
You can tell me that you’re home by yourself
Tek başına evde olduğunu söylebilirsin
(But I see it)
(Ama bunu görüyorum)
You can look into my eyes and pretend all you want,
Gözlerimin içine bakıp da istediğin gibi numara yapabilirsin
I know,Your love is just a lie
Ama biliyorum ki aşkın sadece bir yalan
It’s nothing but a lie
Bir yalan dışında hiçbirşey
You are nothing but a lie
Bir yalan dışında birşey değilsin
You can tell me that there’s nobody else
Başka kimsenin olmağını söyleyebilirsin
(But I feel it)
(Ama bunu hissdiyorum)
You can tell me that you’re home by yourself
Tek başına evde olduğunu söylebilirsin
(But I see it)
(Ama bunu görüyorum)
You can look into my eyes and pretend all you want,
Gözlerimin içine bakıp da istediğin gibi numara yapabilrisin
I know,Your love is just a lie
Ama biliyorum ki aşkın sadece bir yalan
You are nothing but a lie
Bir yalan dışında hiçbirşeysin
Your love is just a lie
Aşkın sadece bir yalan
Son Yorumlar